ASIRLIK ÇINARLARLA ELELE
"Bir milletin yaşlı vatandaşlarına ve emeklilerine karşı tutumu; o milletin yaşama kudretinin en önemli kıstasıdır. Geçmişte çok güçlüyken, tüm gücüyle çalışmış olanlara karşı minnet hissi duymayan bir milletin, geleceğe güvenle bakmaya hakkı yoktur.“
Mustafa Kemal ATATÜRK
PROJENİN TANITIMI
Her insan için değişik mana ve önem ifade eden yaşlılık, hayatın çok özel bir dönemidir. Yaşlılarımız dün ile bugün arasında köprü kuran, kültürümüzü ve değerlerimizi yarınlara taşımamızı sağlayan en değerli varlıklarımızdır. Yaşlılık dönemi itibar gerektirmektedir bu aynı zamanda bir minnet borcudur. Yaşlı bireylerin toplumla bütünleşmesi, daha aktif olması ve yaşama bağlı kılınmaları gerekir.
Bir ömrün büyük kısmını topluma ve ülkeye hizmetle geçirmiş insanların, yaşlandıkları ve bakıma muhtaç oldukları dönemde ömürlerinin sonuna kadar insan onuruna yakışır bir şekilde bakım talep etme hakları vardır. Ailelerinden ve çocuklarından bu hizmeti çeşitli nedenlerle alamayanlara bu hizmet imkânlar ölçüsünde Devletimiz tarafından verilmektedir.
Burdur Valiliği olarak,bütün vatandaşlarımızın refah ve mutluluğunu sağlayacak sosyal politikalar yürütmeyi, bu bağlamda yoksullar, bakıma muhtaç yaşlılar, çocuklar ve işsizler için özel programlar oluşturmayı, zor durumdaki vatandaşlarımıza, terkedilmiş ve kimsesizlik duygusu yaşatmamayı hedeflemekteyiz.
Çünki biliyoruz ki ;
Cumhuriyet , kimsesizlerin kimsesidir.
TARİHİ GEREKÇE :
Cumhuriyetten Önce
Türkiye tarihi boyunca çocukların ve yaşlıların korunmasına önem veren bir ülke olmuştur. Türk kültüründe kökleşmiş olan sevgi ve merhamet duyguları çocuk ve yaşlı haklarını aile davranışının odak noktası haline getirmiştir. Türklerin şamanistik inançlara sahip oldukları dönemde Şamanlar genellikle yaşları ve deneyleriyle toplumun manevi yaşamında etkileri olan kişilerdi.
Oğuzlar büyüklerine son derece bağlı ve saygılı idiler. Destan kahramanlarının erdemleri cesur ve merhametli olmak, güçsüzleri, yaşlıları korumak, yoksullara yardım etmekti, zayıflara, yaşlılara sataşanlar, yolculara, çobanlara saldıranlar Oğuzların katında kötü insanlardı.
Türklerde sosyal yardımla ilgili inanç ve geleneklerin öteden beri varolduğu anlaşılmaktadır. Öteden beri ataya saygı duyulmuş, yaşlılar korunmuştur. Tanrı adına yoksullara yardım etme çıplakları giydirme, açları doyurma inancına İslamiyet öncesi Türk destanlarında rastlanmaktadır. Eski Türklerde bey olmanın şartları arasında çıplakları giydirme, açları doyurma vardı.
Türkler İslamiyet’i kabul etmelerinden sonra da dinsel inancın gereği olarak muhtaç ve güçsüzlere yardım etmişlerdir. Fitre ve zekatın diğer gruplarla birlikte öncelikle yaşlılara verilmesi bu yardımları daha anlamlı kılmıştır. Kuran-ı Kerim’de yaşlıya, sakata yardımla ilgili ayetler vardır.
Yaşlıları koruma hizmetini veren ilk kurum Selçuklular döneminde 11. yüzyılda kurulmuştur. Sivas'ta 11. yüzyılda Reha Oğulları tarafından Darülreha (Huzurevi), Mısır'da Erbil Atabeyi Muzaffereddin Ebu Sait tarafından yaptırılan Gökbörü tesisleri, dört darülaceze, dullar için barınma tesisi bulunduğu saptanmıştır. Memluklular döneminde 13. yüzyılda Kahire'de açılan Seyfettin Kalavun Hastanesi ve tesisleri dul kadınlara ve yaşlılara hizmet vermiştir.
Osmanlılar döneminde imarethaneler, aşevleri ve tekkelerin muhtaç yaşlılara hizmet verdikleri bilinmektedir. Kurulan darülrehalar, yapılan vakfiyeler ve hastaneler günümüzde yaşlı bakımı ile ilgili hizmetleri yerine getiriyorlardı. Bilindiği gibi Osmanlılar döneminde sosyal hizmetler 19. yüzyıla kadar vakıf kuruluşları tarafından veriliyordu. Bu alanda hizmet veren kamu kuruluşları ve hayır kurumları 19. yüzyılda kurulmaya başlanmıştır. Bu kuruluşlar diğer ihtiyaç gruplarının yanında yaşlılara da hizmet götürüyorlardı. Bunların arasında yer alan 1868 yılında kurulmuş olan Kızılay Derneği ve 1895 yılında kurulmuş olan Darülaceze Osmanlılar döneminde kurulup günümüze kadar yaşayan kurumlardır. Darülaceze önce, sakat ve yoksul erkek, kadın ve kimsesiz çocukları korumak için II.Abdülhamit devrinde hizmete girmiştir. Bugün İstanbul Belediyesine bağlı, döner sermaye ile yönetilen bir kurumdur. Amacı din ve ırk ayrımı gözetmeden, düşkünleri barındırmak, ümitsizlikten kurtarmak, rahat bir yaşam sağlamaktır.
Cumhuriyet Sonrası
Cumhuriyet’in ilanından sonra 1930 tarihinde yürürlüğü giren 1580 sayılı yasa ile ilk defa kamu kuruluşu olan Belediyelere bakıma muhtaç kişilerin (yaşlıların) korunması, yaşlı evleri yapma ve yönetme yükümlülüğü getirilmesi üzerine, değişik illerde aceze evleri, güçsüzler yurdu, düşkünler evi ve huzurevi adı altında yatılı yaşlı kuruluşları açılmıştır. Aynı zamanda çeşitli dernekler, azınlıklar ve gerçek kişiler de yaşlılara hizmet vermek amacıyla yatılı yaşlı kuruluşları açmışlardır.
Ayrıca, Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı’na bağlı ilk huzurevi 1966’da Konya’da, ikincisi ise Eskişehir’de açılmıştır
HUKUKİ GEREKÇE :
1982 Anayasasının 61.maddesinde yaşlılara yönelik olarak “Yaşlılar devletçe korunur. Yaşlılara devlet yardımı ve sağlanacak diğer haklar ve kolaylıklar Kanunla düzenlenir” hükmü yer almaktadır.
2828 sayılı Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumu Kanunu 27/05/1983 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu kanunla korunmaya, bakıma ya da yardıma muhtaç aile, çocuk, sakat, yaşlı ve diğer kişilere götürülen sosyal hizmetler ve bu faaliyetlerin düzenlenmesi amaçlanmıştır.
2828 Sayılı Kanunun 3.maddesi (d) bendinde muhtaç yaşlı “sosyal ve ekonomik yönden yoksunluk içinde olup, korunmaya, bakıma ve yardıma muhtaç kişi” olarak tanımlanmakta, ayni maddenin (d) bendi 1.nci fıkrasında Huzurevleri “muhtaç yaşlı kişileri huzurlu bir ortamda korumak ve bakmak, sosyal ve psikolojik ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla kurulan yatılı sosyal hizmet kuruluşları” olarak tanımlanmıştır. Bakım ve Rehabilitasyon Merkezleri de “bedensel, zihinsel ve ruhsal özürleri nedeniyle normal yaşamın gereklerine uyamama durumunda olan kişilerin, fonksiyon kayıplarını gidermek ve toplum içinde kendi kendilerine yeterli olmasını sağlayan beceriler kazandırmak veya bu becerileri kazanmayanlara devamlı bakmak üzere kurulan sosyal hizmet kuruluşları” olarak tanımlanmaktadır.
2828 Sayılı Yasanın öngördüğü esaslar doğrultusunda yaşlıya yönelik varolan hizmetlerin iyileştirilmesi ve yeni hizmetlerin başlatılması çalışmaları;
SHÇEK Huzurevleri ile Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi Yönetmeliği,
Özel Huzurevleri ve Yaşlı Bakımevleri Yönetmeliği,
Kamu Kurum ve Kuruluşları Bünyesinde açılacak Huzurevlerinin kuruluş ve İşleyiş Esasları Hakkında Yönetmelik olmak üzere 3 yönetmelik çerçevesinde yürütülmektedir
SOSYAL GEREKÇE :
Sanayileşme ve kentleşme süreci içerisinde geleneksel ailenin çekirdek aileye dönüşmesi, kadının çalışma hayatına girmesi, gelenek, kültür ve değerlerdeki değişmeler, ayrıca tıpta kaydedilen ilerlemeler neticesinde ortalama insan ömrünün uzaması ve yaşlı nüfusun artması yaşlılığı bir sosyal sorun olarak ortaya çıkarmaktadır.
Mustafa Kemal ATATÜRK’ün “Bir milletin yaşlı vatandaşlarına ve emeklilerine karşı tutumu; o milletin yaşama kudretinin en önemli kıstasıdır. Geçmişte çok güçlüyken, tüm gücüyle çalışmış olanlara karşı minnet hissi duymayan bir milletin, geleceğe güvenle bakmağa hakkı yoktur.“ sözünün gereğini yerine getirmek temel sosyal gerekçemizdir.
MEVCUT DURUM
BURDUR – YAŞLILARIMIZ ( 90 Yaş – 100 Yaş arası )
YER |
SAYI |
Burdur İl Merkezi ve Merkeze bağlı köy - belde |
49 |
AĞLASUN |
11 |
ALTINYAYLA |
16 |
BUCAK |
14 |
ÇAVDIR |
21 |
ÇELTİKÇİ |
6 |
GÖLHİSAR |
36 |
KARAMANLI |
35 |
KEMER |
15 |
TEFENNİ |
20 |
YEŞİLOVA |
75 |
TOPLAM |
298 |
İlimizde 90-100 yaş arası 298 , 100 yaşın üzerinde 8 kişi olmak üzere toplam 306 yaşlımız bulunmaktadır.
Bu asırlık çınarlarımızın ilgiye , şefkate ve desteğe ihtiyaçları olduğu düşünülmektedir.
“ Asırlık Çınarlarla Elele “ projesinin yegane amacı ; Devlet ve Millet olarak bu insanlarımıza vefa duygularımızı göstererek insanlık ve yurttaşlık görevimizi yerine getirmektir.
BURDUR – YAŞLILARIMIZ ( 100 Yaş üzeri )
YER |
AD - SOYAD |
Doğ.Tarihi |
SAYI |
İl Merkezi |
Nimet KUHU |
1905 |
|
Mrk. Kozluca |
Şerife KELEŞ |
1906 |
|
Çavdır |
Arife TÜREL |
1902 |
|
Karamanlı |
Zehra ÖZKAN |
1906 |
|
Yeşilova |
Rukiye AĞIL |
1899 |
|
Yeşilova |
Zehra BAKAN |
1905 |
|
Yeşilova |
Keziban BATUR |
1903 |
|
Yeşilova |
Gülsün YILMAZ |
1904 |
|
TOPLAM |
|
|
8 |
PROJEYİ YÜRÜTECEK KURUMLAR
Burdur Valiliği ,
İlçe Kaymakamlıkları,
Sosyal Hizmetler İl müdürlüğü ,
İl Sağlık Müdürlüğü ,
İl Nüfus ve Vatandaşlık İşl. Md.ğü ,
Sosyal Yrd. ve Day. Vakıf Bşk.lıkları,
Projeyle ilgili sivil toplum örgütleri ,
Burdur Valiliği :
Projenin genel koordinasyonunu sağlamak , yaşlılarımızı ziyaret programları hazırlamak ve Projenin tüm katılımcılarıyla birlikte uygulamak ,
Projeye katılan kurumların çalışmalarını takip etmek ve denetlemek ,
Yazılı ve görsel medyada projenin tanıtımını yapmak.
lçe Kaymakamlıkları :
Valiliğin Projeyle ilgili yaptığı benzer görevleri gerçekleştirmek.
Nüfus Müdürlüğü :
İlimizdeki 90 yaş üstü nüfusun envanterini çıkarmak , adreslerini ve iletişim bilgilerini tesbit etmek ve bu bilgileri sürekli güncelleyip proje sekreterliğine teslim etmek.
Sağlık Müdürlüğü :
Özel bir sağlık ekibi oluşturarak ,Envanteri çıkarılan yaşlılarımıza , gerekirse konutlarında ya da bulundukları yerlerde sağlık hizmetlerini bir program dahilinde sunmak ve sürekli kontrol altında bulundurmak.
Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıf Başkanlıkları :
Herhangi bir sosyal güvencesi bulunmayan yaşlılarımıza geçimlerini temin edici ayni ve nakdi yardımlarda bulunmak , sağlık giderlerini (tahlil , tedavi , ilaç vb.) karşılamak. Yaşlılarımızın müracaatlarını beklemeden bulundukları yerlerde ihtiyaçlarını tesbit edip karşılamak.
Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü :
Bakıma muhtaç ve kimsesiz yaşlılarımızın tesbitini yaparak uygun bir Sosyal Kuruluşa yerleştirmek , Uzman personel vasıtasıyla psikolojik destek sağlamak, rehabilitasyon hizmeti sunmak , şartları uygun olanlara ayni – nakdi yardımda bulunmak.
Yaşlılarımız için onların morallerini yüksek tutmak , yaşama bağlamak amacıyla düzenli olarak sosyal etkinlikler , yaşlarına, yeteneklerine uygun eğitim ve öğretim programları düzenlemek
Proje sekretaryalığını yapmak.
Sivil Toplum Örgütleri :
Gönüllü kişi ve kuruluşlar projeye “Gönüllü Çalışma” esasına göre katkıda bulunurlar.
“Sosyal Hizmet Kuruluşlarında gönüllü kişi yada kuruluşların gönüllü olarak çalışma esasları hakkında yönerge” hükümlerine göre gönüllüler Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’ne başvuruda bulunurlar, şartları uygun olanlara “Kimlik Kartı” düzenlenerek çalışmalarına başlarlar.
BİRLEŞMİŞ MİLLETLER YAŞLI İLKELERİ
Bağımsızlık
Yaşlı Bireyler; Beslenme, barınma, giyim gibi temel gereksinimlerini karşılamak ve sağlık bakımından yararlanmak için yeterli gelire sahip olmalıdır.
Sayılan gereksinimlerini karşılayabilmeleri için ailelerinden ve toplumun her kesiminden destek almalıdır.
Gereksinimlerini karşılama konusunda kendi kendilerine yardımcı olabilmeleri yönünde destek almalıdır.
Gelir getirici bir işte çalışabilmeli ya da toplumdaki diğer gelir getirici faaliyetlerden yararlanmalıdır.
Emeklilik yaşının belirlenmesi ve emeklilik koşullarının tanımlanmasında söz sahibi olmalıdır.
Yaşlarına, yeteneklerine uygun eğitim ve öğretim programlarına sahip olmalıdır.
Bireysel tercihlerine uygun, güvenli bir çevrede yaşamalıdır.
Yaşadıkları çevre aynı zamanda onlara kapasitelerini geliştirebilecek fırsatlar sunmalıdır.
Mümkün olduğunca uzun süre kendi evlerinde ya da aile ortamında yaşamalıdır.
Katılım
Yaşlı bireyler; Toplumla ilişkilerini sürdürmelidir.
Refah düzeylerini doğrudan etkileyecek politikaların hazırlanması ve uygulanması aşamalarına aktif bir biçimde katılımda bulunmalıdır.
Bilgi ve becerilerini genç kuşaklar ile paylaşmalıdır.
Topluma hizmet etmek için çeşitli fırsatlar geliştirebilmelidir.
Kendi ilgi ve yeteneklerine uygun etkinliklere gönüllü olarak katılımda bulunmalı ve hizmet edebilmelidir.
Bakım
Yaşlı bireyler; Aile ve toplum tarafından desteklenmeli, ihtiyacı olanlara uygun bakım hizmetleri verilmelidir.
Her toplumun kültürel değerler sistemine uygun bir biçimde korunmalı ve gözetilmelidir.
Asgari düzeyde fiziksel, zihinsel ve ruhsal iyiliği kazandıracak ve sürdürecek sağlık bakımına sahip olmalıdır.
Yaşamlarını kendi başlarına sürdürebilecekleri, gereksinim duyduklarında korunabilecekleri ve bakılabilecekleri çeşitli sosyal hizmetlere ve yasal düzenlemelere sahip olmalıdır.
Yaşamlarını kendi başlarına sürdürebilecekleri, gereksinim duyduklarında korunabilecekleri ve bakılabilecekleri çeşitli sosyal hizmetlere ve yasal düzenlemelere sahip olmalıdır.
İnsana yakışır ve güvenli bir ortamda, sosyal ve zihinsel yönden desteklenecekleri, kendilerini geliştirebilecekleri, koruma ve rehabilitasyon hizmeti alabilecekleri, uygun kurumsal bakım modellerinden yararlanmalıdır.
Bir huzurevi ya da rehabilitasyon merkezinde yaşamaları durumunda; ihtiyaçlarına, inançlarına, haysiyetlerine, özel yaşamlarına (mahremiyetlerine), bakımları ve yaşam biçimleri hakkında kendi kararlarını vermelerine tam olarak saygı görmelidir. İnsan haklarından ve temel özgürlüklerden tam olarak yararlanmalıdır.
Kendini Gerçekleştirme
Yaşlı Bireyler; Bireysel potansiyellerini (yetenek ve becerilerini) tam olarak geliştirebilecek fırsatlar yaratmalı, varolan uygulamalardan yararlanmalıdır.
Toplumun eğitim ve kültür etkinliklerine aktif olarak katılabilmelidir.
İtibar
Yaşlı Bireyler; İtibar görmeli ve güven içerisinde yaşamalıdır.
Sömürüden, fiziksel ya da zihinsel istismardan uzak tutulmalıdır.
Hizmetlerden yararlanırken; yaş, cinsiyet, ırk, etnik köken, özür durumu ya da diğer konumları nedeniyle bir ayırım görmemelidir.
Gelir durumları belirleyici bir unsur olmamalı, gelir düzeyinden bağımsız olarak gereksinimleri karşılanacak şekilde uygun hizmetlerden yararlanmalıdır.

Ağustos 2006